İçerik Editörü

İçerik Nedir ve İçerik Editörü Kimdir?

Dijital ortamlarda, dijital pazarlamaya ve sunuma uygun benzersiz içerikler üretirken, aynı zamanda bu içeriklere uygun görsel seçimlerini ve metin düzenlemelerini yapabilen kişiye içerik editörü denir.

 

İçerik Nedir?

Sözlük anlamı: Herhangi bir konuya ait düşünce ve fikrin yazılı+görsel anlatımıyla yaratılan öz düşünce.

Doğrudan hedef kitlesini etkileyecek biçimde birbirleriyle ilgili cümle ve görsellerin, nicelik ve nitelik bakımından belirli bir konu çerçevesinde dikkat çekici biçimde bir araya getirilip, bir bütün olarak sunulmasına içerik adı verilir.

İçerik, sadece metinden ibaret değildir. Görsel veya işitsel tüm nesneler, logolar, simgeler, grafikler gibi bütünlük ve kompozisyon oluşturan tüm ögeler içerik çatısı altında toplanırlar.

Bir web sayfası, reklam panoları, akıllı telefonlar, videolar, TV ekranları, bilgilendirme SMS’leri, sosyal medya araçlarındaki marka içerik paylaşımları gibi günlük hayatımızda her an karşımıza çıkan, bu ve benzer ögelerin tümü aslında birer içerik örneğidir.

İçerik Editörü Nasıl Özelliklere Sahip Olmalı?

Kendini güncel tutan ve gelişmeleri aktif biçimde takip eden, hayal dünyası geniş, genel kültürü gelişmiş, temel düzeyde Photoshop veya benzeri bir fotoğraf edit programı kullanabilen, dil bilgisi kurallarına hâkim, olay ve durumları kurduğu cümlelerle net biçimde ifade edebilen özelliklere sahip olmak gerekir. Ayrıca, içerik editörü her şeyi merak etmeli, araştırmalı ve okumayı çok sevmelidir.

İçerik Editörlüğü Eğitimi Nasıl Alınır?

İçerik editörlüğü, gelişen dijital teknolojinin yarattığı günümüz yeni nesil mesleklerinden birisi olarak doğmuştur. Bu işi yapmanın temelinde duygu ve düşünceleri en doğru biçimde yazarak ifade edebilme yeteneği yatar. İyi bir içerik editörü olabilmek ve çok iyi yazabilmek için her şeyden önce fazla okumak ve çok sayıda yazmayı denemek gerekir.

Ülkemizde bu meslek için henüz fakültelerde lisans eğitimi verilmiyor. Kendinizi bu alanda geliştirmek isterseniz, içerik editörlüğü uzmanlığında başarılı kabul edilen bloggerları takip edilebilir ve internet üzerinden konuyla ilgili düzenlenen Webinar seminerlerine dâhil olarak uzaktan eğitim alabilirsiniz.

Web Sitesine Benzersiz İçerikler Neden Gereklidir?

Günümüzde amaçları ticari kazanç elde etmek, mesaj vermek veya bilgi yaymak gibi farklı nedenleri olsa da, arama motorlarında ilk sıraya oturmak her web sitesi için oldukça önem taşıyor. Dijital çağda tüm web siteleri arama motorlarındaki üst sıraları kapmak için kıyasıya yarışıyor. Bu yarışa ek olarak, arama motorlarının sürekli değişen algoritmaları, sayısız web sitesini bu yarışta geri sıralara düşürüyor. İşte tam da bu noktada, bir web sitesi için benzersiz içerikler adeta hayat kurtarıyor.

 

İçerik Editörü Nasıl İçerik Hazırlar?

İçerik editörü bir web sitesinin ihtiyacı olan analizi yaparken; site için gerekli içerikleri titizlikle belirler, çeşitli yazım teknikleri ve görseller kullanarak SEO kuralarına uygun biçimde içerikler yaratır. Böylelikle sitenin zaman içerisinde arama motorlarının üst sıralarında yer almasını sağlar.

 

Etkili İçerik Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?

– Üretilecek içeriklerin hedef kitlesi iyi analiz edilmeli ve bu içeriklerle kime hitap edileceği mutlaka belirlenmeli.

– Yazılacak içerikle ilgili doğru bilgiye ulaşmak için farklı kaynaklar taranmalı ve bu kaynaklar titizlikle karşılaştırılmalı.

– Dikkat çekici bir başlık ve görseller ile hedef kitlesine ulaşan, doğru bilgi içeren içerikler yaratılmaya özen gösterilmeli.

– İlgi görmeyen ilk paragraf, içeriğin okumadan siteden çıkılmasına neden olur. Okuyucuyu ilk paragrafta çekebilmek çok önemlidir. İlk 50-100 kelimede içerik dikkat çekmeli.

– Doğru anahtar kelime seçimi yapılarak yazılan içerikler, site trafiğinin artmasına katkı sağlar.

– Teknik yazım biçimi ile okuyanı sıkmamalı, ancak amatörlükten de kaçınılarak uygun, karakteristik ve profesyonel bir yazım dili geliştirilmeli.

– Dil ve imla kurallarına önem verilmeli, anlam karmaşası yaratacak uzun ve devrik cümlelerden kaçınılmalı.

– İçerikte yer alacak alt başlıklar ile özellikle anahtar kelimeler, kalın ve italik şekillerde metin içerisinde geçmeli. Bu şekilde kullanılan cümleler, indexlemede ve okunma oranlarında oldukça artış sağlar.

– Markanın veya kurumun, kurumsal kimlik bütünlüğüne ve misyonuna uyacak biçimde sunduğu hizmetlerden; abartısız ama etkileyici, dinamik, akıcı ve net bir anlatım dili ile söz edilmeli.

– Konu ve metin uzunluğu her nasıl olursa olsun, yazılan içerikler kesinlikle benzersiz ve özgün olmalı. Benzer bir web sitesinden ya da dijital herhangi bir kaynaktan asla copy paste yapmadan yazılmalı.

– İçerik hazırlarken, üretilecek içeriklerin doğru kanalları kullanarak hedef kitlesine ulaştırmak ve bunu paylaşım trafiğini organik biçimde arttıracak biçimde yazmak, içerik pazarlaması için en temel kurallardan biridir.

– Marka stratejisi ile beraber yaratılan dijital kimliğe uygun benzersiz içerikler, sosyal medya reklamlarıyla da desteklenmeli.

– Oluşturulan her içerik, kurumsal kimliği ön plana çıkartacak biçimde hazırlanmalı. Marka veya kurumun logosunu içeriklerin dikkat çeken bir noktasında kullanmak, görsel kimliği web ortamında daha bilinir hale getirecektir.

– Etkili ve dikkat çekici içerikler hazırlarken, SEO’ya uyumlu içeriklerin hazırlanmış olmasına kesinlikle önem gösterilmeli.

SEO Nedir?

Google gibi, çeşitli arama motorlarının en çok aratılan kelimelerinden yola çıkarak bulanan doğru anahtar kelimeleri, sıradan yazım akışı içinde kullanmak, site trafiği açısından büyük önem taşır.

Doğru anahtar kelime seçimi ile bir web sitesinin trafiğinin artması ve üst sıralara taşınmasını doğal yoldan sağlayan yönteme SEO (Search Engine Optimization) adı verilir.

Bir web sitesi için ne kadar çok trafik, o kadar çok arama motorlarında üst sıraya yükselmek demektir. SEO (Search Engine Optimization) “Arama Motoru Optimizasyonu” ile özgün içerikler, zaman içerisinde arama motorlarında üst sıralarda listelenecek ve böylelikle web sitesinde yer alan bilgi, hizmet veya ürünün daha fazla ilgili kitleye ulaşması sağlanacaktır.

Anahtar Kelime Nedir?

Anahtar kelime, site içeriğinizin özetidir. Bir siteyi ilk sıraya taşımak için içeriğini en doğru şekilde özetleyen anahtar kelimeyi bulmak şarttır.

SEO (Search Engine Optimization) Nasıl Yapılır?

Çeşitli arama motorları listelerinde yukarı sıralara tırmanmak için sitenin tüm sayfalarının anahtar kelimelerinin en iyi duruma getirilmesi gerekir. Bir web sitesi için tek bir anahtar kelime üzerinden SEO yapmak uygun bir çalışma yöntemi olarak kabul görmemektedir.

Araştırmalar, anahtar kelimenin iki ya da üç kelimeden oluşmasının daha olumlu sonuçlar verdiğini bildiriyor. Ancak seçilen kelime sayısı 5’i geçtiğinde durum tam tersine dönüyor. Kısaca özetlemek gerekirse, farklı anahtar kelimelerden oluşacak içerikler için, web sayfalarının alt kategorileri üzerinden yeni uzantılar açarak SEO çalışması gerçekleştirilmeli.

Örneğin bir seyahat sitesine SEO yapmak için, seyahatle ilgili en çok aratılan anahtar kelimeleri arama motorlarından bularak analiz etmek en doğru yöntem olacaktır. Ayrıca, rakiplerin ne tür kelimeleri kullanarak sitelerini optimize ettikleri de gözden kaçırılmamalıdır. Anahtar kelime optimizasyonu yapılırken kullanıcıları siteye ulaştıran en çok hangi kelime ya da kelime gruplarını kullandıkları da bulmak gerekir.

Yazar: F. Nur Şen

nur.sen@iceriksihirbazi.com

İçerik Örnekleri

Kayseri’yi İlk Kez Keşfe Çıktım

Gezmeyi, yeni insanlar tanımayı, yeni yerler görmeyi ve yeni lezzetler keşfetmeyi kendimi bildim bileli daima sevmişimdir. Üniversite öğrenciliği dönemimde hem okuyan, hem de çalışan biri oldum. İlk profesyonel iş deneyimimde THY’de Kabin Memuru olarak çalışma şansını yakaladım. Bu sayede çok genç yaşta Türkiye’nin ve dünyanın birçok ülkesini görme, kültürünü ve insanlarını tanıma fırsatı bulduğum için kendimi hep çok şanslı buldum.

THY’de Kabin Memuru olarak çalıştığım dönemde, yurt içi uçuş görevlerimde sıklıkla git-gel seferlerde havadan ya da sadece alanını görmekle yetindiğim Kayseri’yi geçen hafta içi yakından görme şansını yakaladım. Hem iş, hem de gezi amaçlı olarak gittiğim Kayseri, sonunda bilmediğim bir yer olarak kalmaktan çıkarak; gezip gördüğüm, yakından deneyimlediğim yerler listesinde nihayet yerini aldı. İstanbul’dan kara yolu ile gittiğim, dönüşümde THY uçağında güzel bir sürprizle karşılaştığım Kayseri gezimle ile ilgili yazacaklarım oldukça fazla. Elimden geldiğince özetleyerek yazacak, ama gördüklerimi ilgi çekici yönleri ile aktarmaya çalışacağım.

Geçmişi 5 bin yıllık bir tarihe dayanan Kayseri’de ve Türkiye’nin 5. büyük dağı Erciyes gerçekten görülmeye değer eşsiz doğal güzellik olarak ilk sırada yerini alıyor. Temmuz ayında olmamıza rağmen Erciyes üzerinde halen kar oluşu da oldukça güzel bir görünüm sergiliyor. Özellikle kış ve kayak turizmi için yerli ve yabancı turistler tarafından tercih edilen Kayseri, birçok tarih öncesi ve sonrası medeniyeti barındırmış. 1071 Malazgirt zaferinden sonra, Kayseri’de Türk ve Müslüman etkisi görülmeye başlanmış. Bu sebepten, şehirde günümüze değin bozulmadan gelen Selçuklu mimarisine ait birçok eser görülmeye değer nitelik taşıyor.

 

Erciyes Dağı
Erciyes Dağı, Kayseri

 

Kayseri’nin Cumhuriyet Meydanı ana merkez olmak üzere, İstasyon ve Sivas Caddeleri şehrin en hareketli ve işlek caddeleri konumundalar. Kayseri Kalesi ve hemen yanındaki Kazancılar Kapalı Çarşısı gün boyu en kalabalık ve hareketli noktalar olarak şehrin merkezinde yer alıyorlar. Bu dükkânlarda yöresel lezzet pastırma ve sucukları çeşit çeşit görebilir ve tadabilirsiniz. Kazancılar Çarşısı’nda ise ağırlıklı olarak kuyumcu dükkânlarına ve tekstil ürünleri ile çeşitli (çeyizlikler, bakırlar, kenger sakızı vb.)ürünlere rastlayabilirsiniz. Ben, buradaki dükkânların birinden Kayseri hatırası olsun diye iğne oyalı, geleneksel baskılı yemenilerden satın aldım.

Kayseri Kalesi Arka Sokak2
Kazancılar Çarşısı Ön Kapı

Kazancılar Çarşısı önü ve Kayseri Kalesi ardındaki dükkânlarda satılan sucuk ve pastırmaların dükkân dışına asılmış görüntüleri bu şehir için oldukça kanıksanmış olsa da “ne kadar muntazam pastırmalar, hepsi de aynı boydalar” diye içimden geçirerek düşündüğüm pastırma ve sucukların, aslında birer maket olduğunu görüp hayrete düştüm. Kim bilir? Belki de bu uygulama, ürünler dışarıda hava koşullarından etkilenmesin ya da güzel gözüksünler diyedir…

 

Maket Pastırmalar
Maket Pastırmalar

 

Kayseri Kalesi arkasındaki sokaktan ileri doğru gidince karşımıza Hunat (Mahperi) Hatun Külliyesi, Camii ve Kümbeti çıktı. Bu yapılar, 1238 yılında Selçuklu Sultanı 1. Alaattin Keykubat’ın eşi ve 2.Gıyasettin Keyhüsrev’in annesi olan Mahperi Hatun tarafından yaptırılmış. Halk, hanımefendi anlamına gelen “Hunat” sıfatını otorite sağlayan, kültürlü, nüfuzlu, ilim irfan sahibi, iyi kalpli, bilgin ve büyük manalarını ifade etmesinden ötürü kendisine vermiş. Hunat (Mahperi) Hatun, aslen Alanya Tekfuru’nun kızıdır. Alaattin Keykubat, rüyasında gördüğü kızın “(Alanya Kalesi için) “Ona ne karadan ne de denizden kimse yetişemez ancak, Allah’ın yardımı ile sana fetih müesser olacaktır” diyen müjdesi ve rüyanın etkisi ile kaleyi feth etmiş, sonrasında Mahperi Hatun’la evlenmiştir. Kümbetin üst katında bulunan üç sandukadan biri Mahperi Hatun’a, diğeri 2.Gıyasettin Keyhüsrev’in kızı Selçuki Hatun’a aittir. Diğer sandukanın kime ait olduğunu belirten bir isim ya da yazıta rastlanmamıştır.

 

Hunat Hatun Külliyesi Dış Kesit
Hunat Hatun Külliyesi, Kayseri

 

Külliye, cami ve hamam halen açık ve faal durumdalar. Hunat Hatun Külliye’si içerisinde geçmiş dönem Türk kültürü ve yöresel sanat ürünlerine ait çeşitli çalışmalar sürdürülüyor. Tespih yapımı, hat sanatı, ebru çalışmaları, ney yapımı ve oyuncak bebek yapımı gibi kültürümüze ait çeşitli geleneksel el sanatlarımız ustaları tarafından yine geleneksel yöntemlerle külliye içinde yaşatılmaya çalışılıyor. Hunat Hatun Külliyesi’ne yolunuz düşerse eğer; sözünü ettiğim el sanatları örneklerini inceleyebilir, satın alabilir, yapım aşamalarını izleyip, katılabilir ve külliyenin ortasında bulunan alanda bir şeyler içerek soluklanabilirsiniz.

 

Ney Atölyesi
Hunat Hatun Külliyesi Ney Yapım Atölyesi

 

Hunat Hatun Külliye’sinden ayrılıp sağa doğru devam ettiğinizde Sivas Caddesi sizi karşılıyor. Cadde üzerinde sol kolda Kayseri Subay Ordu Evi, sağ kolda ise bu güne değin hiçbir şehirde rastlamadığım zenginlikte ve düzende sıra sıra balıkçı dükkânları yer alıyor. Kayseri’ye özgü bir düzen içinde alabalıklar kendilerine özel düzenlenmiş büyük akvaryumlarda canlı biçimde adeta görsel bir şölen sunuyorlar. İstediğiniz cins balığı ön bölümden seçip, arka tarafta bulunan bahçe bölümünde afiyetle yiyorsunuz. Üstelik fiyatları da oldukça uygun. 1 porsiyon alabalık, yeşil salata ve su için ben 15 TL ödedim. Ramazan’da Kayseri’de yiyecek bir şey bulamam endişesi taşıyorsanız balık, sağlıklı ve güzel bir seçenek olabilir.

 

Sivas Caddesi,Balıkçılar
Sivas Caddesi,Balıkçılar

 

Balıkçıların önünden Sivas Caddesi üzerinden yola devam ederken binaların ve dükkân önlerindeki tente renklerinin belli bir standarda oturtulduğu gözüme çarptı. Binalar birbirine yakın tonlarda boyanmış, cadde üzerindeki dükkân tenteleri aynı renk ve modelde yapılmıştı. Ayrıca, bina katlarındaki iş yerlerinin tabelaları kahverengi üzerine beyaz kabartma yazılarla aynı ölçülerde yazılmıştı. Böylesi bir düzene Türkiye’de ilk kez Kayseri’de rastladım. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde olmayan düzen, temizlik ve intizam Kayseri’de yaratılmıştı ve bu detay gerçekten de benim için oldukça dikkat çekici idi. Sanırım belediye görüntü kirliliğini önlemek için tabela, tente ve binalara belli bir standart düzen uygulaması getirmiş. Böylesi güzel uygulamalar umarım ülke genelinde yaygınlaşır. Kayseri Büyükşehir Belediye’sini böyle bir vizyona sahip olmalarından ve uygulamalarından ötürü tebrik etmeden geçemeyeceğim.

 

Kayseri,Sivas Caddesi Düzeni
Kayseri,Sivas Caddesi Düzeni

 

Yine Sivas Caddesi üzerinde rastladığım benzersiz bir çalışmada, sokaktaki düşen yaprak veya el çöplerinin büyük sokak tipi elektrikli süpürge ile çekilerek temizlenmesi oldu. Ginger’dan bozma el arabası benzeri araçlarla çöp bidonlarının taşınmasını ise ağzım açık izledim. Öyle şaşkındım ki bir kare fotoğrafını çekmek o anda aklıma bile gelmedi, maalesef bir tek bunu fotoğraflayamadım. Ama bir dahaki gidişimde özellikle bu aracı çekeceğim. Meğer Kayseri, İç Anadolu’da bildiğimiz, gördüğümüz büyük şehir anlayışına, düzenine ve temizliğine şapka çıkartacak düzeyde yüksek standartla birçok Avrupa ve dünya ülkesine büyük fark atmış da bizim bile haberimiz olmamış.

 

Sokak Elektrikli Süpürgesi
Sokak Elektrikli Süpürgesi

 

Bunca gezip tozmanın yanında yöresel lezzetlerden meşhur Kayseri mantısını tatmadan olmazdı. Bunun için Kayseri’nin yöresel lezzetlerini en iyi nerede bulacağımı araştırırken, bir ay öncesinde değin İstanbul’da yaşayan Kayserili dostum bana tüm içtenliği ile evinin kapılarını açtı. Muhteşem ev yapımı, her biri minik deniz salyangozu büyüklüğünü geçmeyen ve gerçekten de bir kaşığa kırk tane sığan boyutta mantılardan tatmamızı sağladı. Büyük sabır ve emek gerektiren ev yapımı Kayseri Mantısı gerçekten de tatmaya değer lezzetteydi. Kendisine misafirperverliği ve bana kattığı güzel anlar için buradan tekrar teşekkür ediyorum.

 

Kayseri Mantısı,Pişmiş
Kayseri Ev Yapımı Mantı,Pişmiş

 

İstanbul’ a geri dönüş günü geldiğinde uçağımıza epeyce bir zaman olduğundan, öğle saatlerinde Kayseri’ nin tatmadığımız diğer yöresel lezzetlerini de atlamamak gerek diye düşündük. Bunun için, şehrin dışına doğru üretim tesisinde kurulmuş Kayseri’ nin yöresel yemekler yapan meşhur ve bilinen marka zincirinin oldukça havalı restoranında Yağlama ve Kuzu Tandır ile Necmiye Hanım tatlısından denemeden dönmedik. Her biri Kayseri’ye has olan bu lezzetlerin tarifleri ayrı bir yazı konusu olur düzeyde oldukça detaylı bir anlatım gerektiriyor. Onları da bir başka hafta anlatmayı planlıyorum.

 

Necmiye hanım tatlısı
Necmiye Hanım Tatlısı

 

Yeme-içme, gezme-tozma, iş-gücü tamamlayıp dönüş saati geldiğinde, Kayseri Erkilet Havalimanı’nın yolunu tuttuk. Yıllar öncesinden kalan binanın, sadece basit bir tadilat görmesi beni şehirde gördüğüm modernliğin, gelişmişliğin zıtlığı ile karşı karşıya bıraktı. Türkiye’nin hemen her ilinde yenilenen havalimanları varken, Kayseri’deki havalimanının bunca gelişmişliğin yanında ala-turca wc’leri ve eski görünümü beni epeyce hayal kırıklığına uğrattı. Saatinde denebilecek zamanda kalkan uçağımızda yıllardır görmediğim devre arkadaşıma rastlamak, Kayseri seyahatim sırasında yaşadığım en güzel anılardan biri oldu. Dar zamanında bize özel olarak yaptığı Türk Kahvesi ikramı ile kendimi özel hissetmemi sağladığı ve sıcak dostluğunu kattığı nazik ikramı için kendisine tekrar teşekkür etmeden geçemiyorum ve sevgilerimi iletiyorum.

 

THY Türk Kahveleri-İkram
THY Türk Kahveleri-İkram

 

Yıllar sonra farklı deneyimler yaşadığım ve yeni anılar biriktirdiğim Kayseri gezimden mutlu biçimde dönerken aldığım notlarım şimdilik bu kadar. Diğer haftaya gezimizin Kapadokya, Göreme, Ürgüp ayağını sizlere aktarmayı planlıyorum. Herkese verimli ve sıkıntısız güzel geçen bir hafta dileklerimle…

 

F. Nur ŞEN
İçerik Sihirbazı ve İletişim Danışmanı
*Bu yazı milliyet.com.tr’de yayınlanmıştır.
İçerik Örnekleri

Ertelemenin Ertelemesi Olur mu? Olur…

Hayatımızda bize biçilen görev ve sorumluluklar çoğu zaman bizleri sınar, yorar, yıpratır. Böylesi zamanlarda tüm bunlardan kaçıp kurtulmak ve her şeyden koşarak uzaklaşmak ister insan.

Planladığın ama o planın yakınından bile geçmeyen bir hayat, üzerine üzerine gelen insanlar veya patronun, ülkenin güncel, ekonomik, politik ve siyasal durumunu anlatan olumsuz haber bültenleri, okudukça canını sıkan gazeteler, yolunda gitmeyen ve yığıldıkça yığılıp biriken işler, bekleyen ödemeler, etrafında sürekli mızmızlanan birileri seni yoruyor değil mi? Bir tek gün bile olsa tüm bunlardan kaç, kurtul. Nasıl mı? Çözümü aslında çok basit. Sahip olduğun ama, bu güne değin farkına bile varmadığın gücünü kullan ertele…

 

ertelemek.

 

Özellikle sabah erken kalkıpta mecburi şekilde işe ya da okula gitmek zorundaysan ve hayat seni bunlarla uzun zamandır sınayıp yoruyorsa, bir gün olsun hayattan kaçabilme lüksünü kullan.Çünkü bu hayat senin ve hayatının tekrarı yok! Emin ol bu güce sahipsin ve bunu yapabilirsin, evet, haydi korkma! Sakın endişe etme, kendini suçlu hissetme. Bu günlük her şeyi ertele! Bir mola al, rahatla. Sonrasına, ertesi gün bir biçimde bakarsın nasılsa…

Yeni güne gözünü açtığında bir şeyleri ertelemek için hiç bir nedenin yoksa, hayatındaki her şey yolunda gidiyor olsa bile, üzerinde uyuşuklukla karışık bir bıkkınlık da hissedebilirsin kimi zaman. Bu sabahki ruh halim bu diyorsan, tembellik etmek için en uygun gündesin demektir. Hemen gözlerini kapat, yorganı üzerine çek, sıcacık yatağında kıvrıl ve ertelemeyi bile ertele…

 

Yazar: F.Nur ŞEN

 

İçerik Örnekleri

Aldatıcı Reklama Ne Yapılmalı?

Ürünlerin kıyasıya rekabet ettiği günümüz pazar ekonomisinde, aramızda aldatıcı reklama kanıp, eli boş kalan kimse yok gibidir.

Hangi ürün olursa olsun, her bir reklam görüntüsü öylesine albeni ve ihtişam dolu ki insanın kendini ihtiyaçları doğrultusunda bu çekime kaptırmaması olanaksız. Etrafımızı çepeçevre saran yüzlerce reklam panosu, TV ve internet reklamları ile son dönemlerin yeni modası e-ticaret üzerinden yapılan satışlarda türlü aldatıcı oyunların döndüğünü aşikar. Bilinen bir şey var ki bu tür aldatıcı reklamlara inanıp, kurban seçilen ve yok yere cebindeki parasından olan ya kendimiz olabiliyor, ya da bir yakınımız çıkabiliyor.

Bir fast food reklamı veya restoranında gördüğünüz ışıklı panodaki hamburger menü, insanın iştahını kabartan şekilde size göz kırpıyor. Büyük bir istekle satın aldığınız hamburgerin ambalajını açtığınızda; panoda veya TV reklamında davetkâr görüntüsüyle görülen ürün, bir bakmışsınız ki o görüntü dışında hemen her şeye benzetilebiliyor.

 

aldatıcı reklam

 

 

Peki, bunca aldatmaca oyunlarının yapıldığı reklamlara dur diyen bir mekanizma var mı diye düşündüğünüzde, konuyla ilgili çarpıcı bir gerçekle karşılaşıyorsunuz. Türkiye için inanılması zor bir şey ama gerçek olan şu ki yalan ve aldatan reklama karşı, reklam sektörünün kendi iradesi ile kurduğu bağımsız bir reklam özdenetim kurulu mevcut bulunuyor. Şaşırdınız değil mi? Üstelik bundan 20 yılı aşkın bir süre önce Reklam Özdenetim Kurumu (RÖK), pek çok Avrupa ülkesinden çok daha önce reklam öz denetimi yapılmasının gerektiği kanısına vararak, oluşturulmuş…

 

Yazar: F.Nur ŞEN

 

İçerik Örnekleri

Zihinlerde İz Bırakan Diziler

TV kanallarında yerli dizi bolluğundan geçilmeyen şu günlerde; ailemizin bir ferdi gibi gördüğümüz, özdeşlik kurduğumuz karakterleri olan kaliteli yapımlara rastlamak neredeyse imkânsız artık.

Türk insanının tek kanallı siyah-beyaz devlet televizyonunda ve sonradan renkli yayın yapan birkaç özel kanalda Amerikan yapımı kaliteli pek çok dizisi oldu. Bu diziler öylesine sevilir ve izlenirdi ki yayın saatinde sokaklarda tek bir insan göremezdiniz. Beğenilen karakterlerle öylesine yakınlık ve özdeşlik kurulurdu ki dizilerdeki karakterler aileden biri olup çıkıverirdi. Hele o ünlü Amerikan film yıldızlarının giydikleri ve saç modelleri yok mu? İzlenen bölüm ertesi, aynı elbiseden terzilere diktirilir, aynı saç stilleri kuaförde yaptırılırdı.

 

diziler

 

Mac Gyver, A Takımı, Miami Vice, Altın Kızlar, Alf, Şahin Tepesi, Güzel ve Çirkin, Şöhret, Charlie’nin Melekleri, Aşk Gemisi, Ziyaretçiler, Flamingo Yolu,  Shogun, Zaman Tüneli, Beyaz Gölge, Komiser Colombo, Charles İş Başında, Muhteşem İkili, Atlantisten Gelen Adam, Webster ve Görevimiz Tehlike akla ilk gelen dizilerden.

Dizi karakterleri Lassie, ailenin sevimli ve akıllı köpeği, Dallas’ta JR.Ewing mahallenin kötü adamı yerine geçerdi. Kara Şimşek’te KITT ile Michael Night ve Mavi Ay dizisinde Bruce Willis yakışıklıklarıyla bir efsane idi. İlk kez bir zenci ailesinin yaşamını Cosby Ailesi ile gören izleyici, ailenin sevimli küçük kızları Rudy’i sevmiş, uçarı oğlu Theo’nun ve Vanessa’nın ağır ergen hallerini görmüş, en az kendi çocukları kadar benimsemişti. Hele o, Küçük Ev’in sevimli minik kızı Laura’nın fırfırlı şapkası ve geceliğini unutmak ne mümkün?

 

lassie

 

Lassie: Rough Collie cinsi bir köpeğin, küçük bir çiftçi topluğunda diğer hayvan ve insan dostları ile yaşadığı maceraları anlatır.

 

dallas aile

 

Dallas: Petrol zengini Ewing ailesinin aile içi ve dışı karmaşık ilişkilerini, güç savaşlarını ve entrikalarını anlatan bir diziydi. Yayınlandığı saatte sokaklar boşalırdı.

 

Knight Rider

 

Kara Şimsek (Knight Rider): Yapay zekaya sahip, kendi kendine hareket edebilen, süper donanımlı bir otomobil KITT ile sürücüsü Michael Knight’ın başından geçen maceraları anlatır.

 

thecosbyshow

 

Cosby Ailesi (The Cosby Show): Brooklyn’de yaşayan Afro-Amerikalı bir ailenin başından geçen olayları konu alan komedi sitcom bir dizidir.

The Ingalls

 

Küçük Ev (Little House on the Prairie): Laura Ingalls adında küçük bir kızın 19. yy’da ailesi ile başından geçen olayları ve yaşamını anlatan dizidir.

Mavi Ay

 

Mavi Ay (Moonlighting): Eski bir top model Maddie Hayes ve eski bir dedektif David Eddison’un ortak olduğu dedektiflik şirketinde başlarından geçen ilginç maceraları konu alır.

Yazar: F.Nur ŞEN

 

 

İçerik Örnekleri

Baby Shower İçin Ne Hediye Alsam?

Baby Shower partileri günümüz anne adaylarının çoğunlukla keyif aldığı  partiler haline geldi. Bu partilerde hem anneler moral buluyor, hem de heyecanla beklenen bebeğe çeşitli hediyeler sunuluyor.

baby shower parti

 

E, hal böyle olunca da davetliler bu son moda partiye “ne tür bir hediye götürsem?” derdine düşüyor. Baby Shower partileri çoğunlukla bu konuda uzmanlaşmış organizasyon firmaları tarafından düzenleniyor. Organizasyon firmaları genellikle baby shower partisinin anne adayının hamileliğinin 6 ile 8. ayları arasında düzenlenmesinin en uygun zaman olacağını belirtiyor. Düzenlenecek baby shower partisi için öncelikle bir davetli listesi hazırlanıyor ve partinin düzenleneceği tarih belirlendikten sonra, davetlilerin kendi aralarında haberleşerek annenin hazırladığı ihtiyaç listesinde yer alan maddelere göre hangi hediyenin kim tarafından satın alınacağının kararının verilmesiyle hediye seçimi başlıyor. Davetliler; genellikle beklenen minik misafire uygun hediyeler alırken, kimi zamansa anne adayı için de farklı hediyeler satın almayı da tercih edebiliyor.

 

baby shower süsleme

Parti için hediye alımında genellikle sözü geçen yollar izlense de kimi baby shower partilerinde anne adayı ihtiyaç listesi hazırlayacak vakit bulamayabiliyor. Bunun yerine davetliler, anne ile direkt irtibata geçerek de hediye seçimi yapabiliyor ya da davetli kendi tercihleri doğrultusunda uygun bulduğu bir hediyeyi satın alabiliyor. Fakat bu biraz riskli bir yöntem sayılabiliyor. Zira, satın alınan hediyenin bir başka davetli tarafından alınan hediye ile pişti olma ihtimali oldukça yüksek olabiliyor.

baby shower hediyesi

 

Bir baby shower partisine davet edildiyseniz, satın alabileceğiniz ürünlerden bazılarını sizin için listeledik. Kim bilir? Belkide listedeki ürünlerle partinin en beğenilen ve fark yaratan hediyelerini siz satın almış olabilirsiniz.

Çeşitli bebek kıyafetleri (Body, tulum, şapka, çorap, patik, ayakkabı, üst giyim, alt giyimi elbise vb.)

-Bebek arabası, oto koltuğu, ana kucağı ve salıncak, kanguru, sling, bebek odası aksesuarları, bebek oyuncakları.

-Bebek mobilyaları (Karyola, beşik, bebek odası takımı veya parçaları, alt değiştirme ünitesi.)

-Bebeğin genel ihtiyaçları (Bornoz, havlu seti, alt değiştirme seti, küvet, banyo ve aksesuarları, mama sandalyesi, beslenme seti, bebek telsizi, bebek kamerası, biberon seti, hastane çıkışı, yorgan, yastık, nevresim, battaniye.)

-Anneye özel ürünler (Hastane doğum çantası, iç çamaşırı, gecelik, pijama, bebek bakım çantası, süt göğüs pompası, ısıtıcılar ve steratizörler.)

-Özel ürünler (Anne-bebek masajı, kordon kanı bankası, hediye çekleri, hamile yogası, bebek yüzme dersleri, altın emzik, nazarlık, isimlik vb.

Yazar: F.Nur ŞEN

 

İçerik Örnekleri

TV İzlemede Dünya Birincisiyiz

Televizyon izlenme oranı istatistiklerini değerlendiren Amerika kaynaklı bir web sitesinin verilerine göre; ülke olarak dünya genelinde günlük televizyon izleme oranlarında günde 330 dk ile dünya rekorunu elimizde tutuyoruz. Yaşasın!

Amerika bizi 293 dk ile yakalamaya çalışıyor fakat nafile bir çaba içerisinde. Bir rekor kırıp, birinciliği yakalamışız, kaptırmaya bu kez hiç mi hiç niyetli değiliz. Açık ara öne geçtiğimiz diğer ülkelerse sırasıyla: 265 dk ile Japonya gibi bir süper teknoloji ülkesi. Hemen ardından 261 dk ile makarna, sanat ve tasarım beşiği İtalya geliyor. 247 dk ile porselenci Polonya, 244 dk ile siestacı İspanya, 239 dk ile ex komünist Rusya, 232 dk ile aristokrasinin merkezi İngiltere, 226 dk ile moda ve sanat lideri Fransa, 221 Dk ile disiplinli Almanya nefes nefese bize yetişmeye çabalıyor. 217 dk ile Brezilya Samba’sının sıcaklığı ve Kore çalışkanlığı, 201 dk ile Avustralya egzotikliği ardımızdan nal topluyor, hızımıza yetişemiyor. Vay be, bu ne azim?

Açıklanan bu verilere göre, 330 dk boyunca kesintisiz TV izlemeyi bir dünya rekoru başarısı olarak kabul edip sevinsek mi? Yoksa teknolojinin sunduğu imkânlarla, tersine yaşanan bir evrilme olarak görsek mi bilinmez? Ama görünen o ki Türk insanı gün boyu 330 dk bıkmadan, usanmadan TV başında kalabilecek azim ve güce sahip görünüyor.

Günün çoğunu yarışma, evlilik, yemek programları, diziler ve maçlar kaplıyor. Yetmiyor, bir de dizi tekrarları, maç ardı, önü programları ile uzun uzun reklamlar insanımızı epeyce oyalıyor. Anneler, teyzeler, çocuklar, babalar, amcalar, TV makinesinden yayılan bu görüntülerle yaşamın tüm dertlerini tespih yapıp sallıyor.

Her geçen gün daha da artan bir hızla TV başına kitlenen halk, adeta madde bağımlısı gibi uzun saatler boyu TV karşısından ayrılamıyor. Özellikle içi boşaltılmış ve niteliksiz hale getirilmiş programlar, daha fazla reklam almanın elli tonunu sergiliyor. Sadece ticari kaygı ile basitçe üretilen programlar, artan izleyici kitlesini kısır bir döngü içinde giderek cahilliğin sınırlarına yaklaştırıyor. Günümüzün evlilik programları ve kurgulu ve amaçsız yarışma programları toplumun her katmanını bilgisizleştirmek için tek kelime ile zehirliyor…

 

Yazar: F.Nur ŞEN

 

İçerik Örnekleri

Mobil İnternet Özgürlüğü

Bir yere ve bir mekâna bağlı olmadan çalışmak, ya da internete girme fikrinden hoşnut kalan internet kullanıcıları sayesinde mobil internet, dünya genelinde çılgın bir hızla yaygınlaşıyor. Kullanıcıları her geçen gün katlanarak çoğalıyor…

mobil internett

 

Dünya genelinde masaüstü ve dizüstü bilgisayarların kullandığı kablolu internet teknolojisi, akıllı mobil telefon ve tablet bilgisayarların bireyi çok daha özgür ve bağımsız kılan özelliğine maalesef yenik düştü. Mobil cihazların bireylere verdiği özgürlük hissi sayesinde bir kabloya bağlanıp kalmak ve onun esiri olmak artık tarih oluyor.

Şu an, bu satırları okurken, bir mobil internet bağlantısıyla her hangi bir yerden internete bağlanan 5,5 milyar akıllı telefon ve tablet cihaz kullanıcılardan biri olma ihtimaliniz çok yüksek. İnternetin yaygın biçimde kullanılmaya başlandığı ilk yıllarda, bunca insanın internetsiz yapamayacağını düşünmek neredeyse hayal ya da imkânsızdı.

Gıda, su, hava, elektrik, telefon, doğalgaz, TV gibi temel ihtiyaçlarımızdan biri haline gelen internet, bir de mobil olunca, “insanların değmeyin keyfine gitsin” demekten kendini alamıyor insan. Mobil internet ve uygulamalar her geçen gün bizi kendine daha da bağlıyor, hayatımızı kolaylaştırıyor. Fatura yatırmak için sıraya girmeye, işlem yapmak için bankaya gitmeye bile girmeye gerek kalmıyor. İşler, ofise gitmeden hemen mobil internet sayesinde anında hallediliyor, görüntülü konferans ile toplantılar kıtalar arasında yapılıyor.

İnsanoğlu, dilediğince internete her an, her ortamdan giriyor, aklına gelen, merak ettiği hemen her şeyi tarayıcılarda buluyor, bilgi ediniyor, fotoğraflar çekiyor, düzenliyor, bunları mobil uygulamalar sayesinde sosyal paylaşım sitelerinde başka insanlarla paylaşıyor, dünyanın bir ucundaki diğer insanlarla bağlantıyı hiç koparmıyor. Bu ilgi ve merak sayesinde mobil internet geleceğin vazgeçilmez ihtiyaçlarından biri olarak üst sıralarda yerini almaya aday gözüküyor.

Yazar: F.Nur ŞEN

İçerik Örnekleri

İsim Seçimi Neden Önemli?

İsim seçimi neden önemli? Doğmadan önce çocukları için farklı isimler düşünen anne babalar, çocuklarına koyacakları isimlerin anlamlarını ve soyadlarına uygunluğunu iyice düşünüp araştırdıktan sonra net bir isime karar vermeleri gerekiyor. Çünkü Akrofonologlara göre, çocuğa konulan isim kariyerini, evlilik tercihlerini yani tüm hayatını derinden etkiliyor.

Akrofonolog (isim bilimci) ‘lere göre konulan isimler, insanların yaşamları boyunca üzerilerinde önemli etki yaratıyor. İlk duyduğunuz anda size çok sempatik gelen bir isimin adeta ruhunuzu okşayacağını ve o kişiye karşı oldukça yoğun ilgi ve sempati duyabileceğiniz belirtiliyor.

Dikkat çekici isminiz sayesinde aşmanız gereken basamakları hızla tırmanabilir, hatta ismin yarattığı etki sayesinde iş ve kariyer imkanları ayağınıza kadar gelebilir. Belki kendi alanınızda çok popüler ve tanınan biri olabilirsiniz, kim bilir?

İsim ve soyadı bir bütünlük içinde olan kişilerin, uygun frekansı yakalarsa harika bir kariyere sahip olabileceği iddia ediliyor.İsim bilimciler, kariyer basamaklarında hızla yükselmek için konulacak veya mevcut isimlerin içerisinde mutlaka bulunması gereken harfleri ve buna göre seçilmesi gereken meslekleri de öneriyor.

İçinde L harfi bulunan isimler, sanatla ilgili işler yapanlar için ideal. El becerisi ile çalışan herkes için de bu harf geçerli.

A ve B harfleri, satış ve pazarlamada işinde başarıyı yakalayabilir.

İçinde M ve A harfleri olan isimler, serbest ticarette başarılı olabilir.

S harfi hem isim, hem soy isimde bulunuyorsa, üretici faaliyetlerde ve planlamada önleri açık görünüyor.

Z harfi, araştırma ve geliştirme işinde çalışanların isimlerinde mutlaka bulunmalı.

İ ve P aynı isimde yer aldığında, psikoloji ve tıp alanında başarıyı yakalamak için ’ideal’ harfler olarak belirtiliyor.

İsimlerin hayat boyu insan üzerinde yarattığı etkiyi 5 bin yıldan bu yana dikkate alan tek toplum ise Çin’lilerdi. Çinliler konulan ismin yarattığı titreşimin, kişinin ruhsal bedeni ile bir bütün halinde titreşmesi gerektiği inancını taşıyorlardı. Bu yüzden çocuk doğmak üzereyken doğuma “isim koyucular” çağrılır ve bu kişilerde, çocuğun doğum anında çıkarttığı seslere, en çok uyan titreşime sahip ismi çocuğa koyarlardı.

Akrofonologlara göre durum böyle göründüğüne göre; isimlerimizin bizleri hayat boyu etkilemesi de kaçınılmaz oluyor.

Yazar: F.Nur ŞEN

 

İçerik Örnekleri

Diyetin Amansız Düşmanları

Kiloları ile sıkıntı yaşayan hemen herkesin, diyet yaparken yasaklı yiyeceklerle olan imtihanı başının en büyük derdidir. Hele ki evde en sevdiğiniz böreklerden, köftelerden, dolmalardan pişiriyorsa; bir de aile ferleri bunları bir güzel mideye indiriyorsa, işte o zaman ızdırap başlıyor. Belki de sırf bu yüzden pazartesi başlanılan diyetler, çarşamba günü son buluyor.

Diyet yapmak, kilo sorunuyla boğuşanlara ömür boyu verilmiş bir ceza gibidir. Yaklaşan yaz mevsimi, düğün, dernek ya da sağlık problemleri gibi nedenlerle başlanılan diyetlerin pek çoğu daha ilk günlerden bozulur. Bu kaçınılmaz sonun en temel nedeni, açlığa ve o güzelim yemeklerin çekiciliğine dayanamamakta yatıyor aslında. Yapılan diyetin daha ilk günlerden bozulması klasiğine çanak tutan suçluların başını ise aile fertleri çekiyor.

Siz diyetteyken sanki inadına yapıyormuşcasına gözünüze soka soka, iştahınıza ve dayanma sınırınıza karşı o güzelim yemekleri karşınızda hüpletmelerine can dayanmıyor, diyet son buluyor. Söz birliği etmişcesine aile üyelerinin her biri, sevdiğiniz yiyecekleri karşınızda bir bir afiyetle yedikçe, diyeti sürdürme direncinizin sınırları zorlanıyor. Bir yanda bir kibrit kutusu beyaz peynir, salata, haşlanmış sebze yemeği, bir yanda güzelim kadın budu köfte, pilav, gel de dayan buna!

İnsanoğlu için yasak olan her şey güzel ve çekicidir. Özellikle diyet yaparken, tamda bu süreçte yasaklı yiyecekler, insanoğlu için daha büyük bir çekim gücüne sahip oluyor. Yoksa evren, size bir oyun mu oynuyor?

Anneniz; en sevdiğiniz börekleri, kekleri, pastaları, tatlıları, yemekleri siz diyetteyken sanki özellikle yapıyor. Yetmiyormuş gibi üstüne bir de akşama eve yemekli misafir geliyor. O değilse bile, altınlı gün sırası mutlaka sizin eve geliyor. İşte tüm bunlar, sizin diyetle mücadelenizi kırmak için evrenin size sinsice planladığı bir oyunu değil, tam da kaleyi içten yıkacak iç mihrakların, yani aile bireylerinin sinsice planları.

Tv’de izlenen reklam, dizi vb. karelerdeki o güzelim yemek görüntüleri, yemek yemeyi çok seven siz diyet mağduruna daha bir albenili görünür hale geliyor değil mi? Sokakta yürürken uzaktaki fırından yayılan o misss gibi ekmek kokusu direkt burnunuza geliveriyor. Geçerken, yol kenarındaki patisserie vitrini en cazibeli haliyle size göz kırpıyor. Ne evde aile fertleri, ne de sokaktaki çekici yemek uyaranları sizi bir türlü diyetinizle baş başa bırakmıyor, kabusunuz oluveriyor.

Ama siz demir gibi iradenizle çağrıların tümüne duyularınızı kapatın, sapa sağlam iradenizle sıkı sıkıya diyetinize devam edin. Fit görüntünüzle tüm dikkatleri üzerinizde toplayın…

Yazar: F.Nur ŞEN