İçerik Editörü

İçerik Nedir ve İçerik Editörü Kimdir?

Dijital ortamlarda, dijital pazarlamaya ve sunuma uygun benzersiz içerikler üretirken, aynı zamanda bu içeriklere uygun görsel seçimlerini ve metin düzenlemelerini yapabilen kişiye içerik editörü denir.

 

İçerik Nedir?

Sözlük anlamı: Herhangi bir konuya ait düşünce ve fikrin yazılı+görsel anlatımıyla yaratılan öz düşünce.

Doğrudan hedef kitlesini etkileyecek biçimde birbirleriyle ilgili cümle ve görsellerin, nicelik ve nitelik bakımından belirli bir konu çerçevesinde dikkat çekici biçimde bir araya getirilip, bir bütün olarak sunulmasına içerik adı verilir.

İçerik, sadece metinden ibaret değildir. Görsel veya işitsel tüm nesneler, logolar, simgeler, grafikler gibi bütünlük ve kompozisyon oluşturan tüm ögeler içerik çatısı altında toplanırlar.

Bir web sayfası, reklam panoları, akıllı telefonlar, videolar, TV ekranları, bilgilendirme SMS’leri, sosyal medya araçlarındaki marka içerik paylaşımları gibi günlük hayatımızda her an karşımıza çıkan, bu ve benzer ögelerin tümü aslında birer içerik örneğidir.

İçerik Editörü Nasıl Özelliklere Sahip Olmalı?

Kendini güncel tutan ve gelişmeleri aktif biçimde takip eden, hayal dünyası geniş, genel kültürü gelişmiş, temel düzeyde Photoshop veya benzeri bir fotoğraf edit programı kullanabilen, dil bilgisi kurallarına hâkim, olay ve durumları kurduğu cümlelerle net biçimde ifade edebilen özelliklere sahip olmak gerekir. Ayrıca, içerik editörü her şeyi merak etmeli, araştırmalı ve okumayı çok sevmelidir.

İçerik Editörlüğü Eğitimi Nasıl Alınır?

İçerik editörlüğü, gelişen dijital teknolojinin yarattığı günümüz yeni nesil mesleklerinden birisi olarak doğmuştur. Bu işi yapmanın temelinde duygu ve düşünceleri en doğru biçimde yazarak ifade edebilme yeteneği yatar. İyi bir içerik editörü olabilmek ve çok iyi yazabilmek için her şeyden önce fazla okumak ve çok sayıda yazmayı denemek gerekir.

Ülkemizde bu meslek için henüz fakültelerde lisans eğitimi verilmiyor. Kendinizi bu alanda geliştirmek isterseniz, içerik editörlüğü uzmanlığında başarılı kabul edilen bloggerları takip edilebilir ve internet üzerinden konuyla ilgili düzenlenen Webinar seminerlerine dâhil olarak uzaktan eğitim alabilirsiniz.

Web Sitesine Benzersiz İçerikler Neden Gereklidir?

Günümüzde amaçları ticari kazanç elde etmek, mesaj vermek veya bilgi yaymak gibi farklı nedenleri olsa da, arama motorlarında ilk sıraya oturmak her web sitesi için oldukça önem taşıyor. Dijital çağda tüm web siteleri arama motorlarındaki üst sıraları kapmak için kıyasıya yarışıyor. Bu yarışa ek olarak, arama motorlarının sürekli değişen algoritmaları, sayısız web sitesini bu yarışta geri sıralara düşürüyor. İşte tam da bu noktada, bir web sitesi için benzersiz içerikler adeta hayat kurtarıyor.

 

İçerik Editörü Nasıl İçerik Hazırlar?

İçerik editörü bir web sitesinin ihtiyacı olan analizi yaparken; site için gerekli içerikleri titizlikle belirler, çeşitli yazım teknikleri ve görseller kullanarak SEO kuralarına uygun biçimde içerikler yaratır. Böylelikle sitenin zaman içerisinde arama motorlarının üst sıralarında yer almasını sağlar.

 

Etkili İçerik Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?

– Üretilecek içeriklerin hedef kitlesi iyi analiz edilmeli ve bu içeriklerle kime hitap edileceği mutlaka belirlenmeli.

– Yazılacak içerikle ilgili doğru bilgiye ulaşmak için farklı kaynaklar taranmalı ve bu kaynaklar titizlikle karşılaştırılmalı.

– Dikkat çekici bir başlık ve görseller ile hedef kitlesine ulaşan, doğru bilgi içeren içerikler yaratılmaya özen gösterilmeli.

– İlgi görmeyen ilk paragraf, içeriğin okumadan siteden çıkılmasına neden olur. Okuyucuyu ilk paragrafta çekebilmek çok önemlidir. İlk 50-100 kelimede içerik dikkat çekmeli.

– Doğru anahtar kelime seçimi yapılarak yazılan içerikler, site trafiğinin artmasına katkı sağlar.

– Teknik yazım biçimi ile okuyanı sıkmamalı, ancak amatörlükten de kaçınılarak uygun, karakteristik ve profesyonel bir yazım dili geliştirilmeli.

– Dil ve imla kurallarına önem verilmeli, anlam karmaşası yaratacak uzun ve devrik cümlelerden kaçınılmalı.

– İçerikte yer alacak alt başlıklar ile özellikle anahtar kelimeler, kalın ve italik şekillerde metin içerisinde geçmeli. Bu şekilde kullanılan cümleler, indexlemede ve okunma oranlarında oldukça artış sağlar.

– Markanın veya kurumun, kurumsal kimlik bütünlüğüne ve misyonuna uyacak biçimde sunduğu hizmetlerden; abartısız ama etkileyici, dinamik, akıcı ve net bir anlatım dili ile söz edilmeli.

– Konu ve metin uzunluğu her nasıl olursa olsun, yazılan içerikler kesinlikle benzersiz ve özgün olmalı. Benzer bir web sitesinden ya da dijital herhangi bir kaynaktan asla copy paste yapmadan yazılmalı.

– İçerik hazırlarken, üretilecek içeriklerin doğru kanalları kullanarak hedef kitlesine ulaştırmak ve bunu paylaşım trafiğini organik biçimde arttıracak biçimde yazmak, içerik pazarlaması için en temel kurallardan biridir.

– Marka stratejisi ile beraber yaratılan dijital kimliğe uygun benzersiz içerikler, sosyal medya reklamlarıyla da desteklenmeli.

– Oluşturulan her içerik, kurumsal kimliği ön plana çıkartacak biçimde hazırlanmalı. Marka veya kurumun logosunu içeriklerin dikkat çeken bir noktasında kullanmak, görsel kimliği web ortamında daha bilinir hale getirecektir.

– Etkili ve dikkat çekici içerikler hazırlarken, SEO’ya uyumlu içeriklerin hazırlanmış olmasına kesinlikle önem gösterilmeli.

SEO Nedir?

Google gibi, çeşitli arama motorlarının en çok aratılan kelimelerinden yola çıkarak bulanan doğru anahtar kelimeleri, sıradan yazım akışı içinde kullanmak, site trafiği açısından büyük önem taşır.

Doğru anahtar kelime seçimi ile bir web sitesinin trafiğinin artması ve üst sıralara taşınmasını doğal yoldan sağlayan yönteme SEO (Search Engine Optimization) adı verilir.

Bir web sitesi için ne kadar çok trafik, o kadar çok arama motorlarında üst sıraya yükselmek demektir. SEO (Search Engine Optimization) “Arama Motoru Optimizasyonu” ile özgün içerikler, zaman içerisinde arama motorlarında üst sıralarda listelenecek ve böylelikle web sitesinde yer alan bilgi, hizmet veya ürünün daha fazla ilgili kitleye ulaşması sağlanacaktır.

Anahtar Kelime Nedir?

Anahtar kelime, site içeriğinizin özetidir. Bir siteyi ilk sıraya taşımak için içeriğini en doğru şekilde özetleyen anahtar kelimeyi bulmak şarttır.

SEO (Search Engine Optimization) Nasıl Yapılır?

Çeşitli arama motorları listelerinde yukarı sıralara tırmanmak için sitenin tüm sayfalarının anahtar kelimelerinin en iyi duruma getirilmesi gerekir. Bir web sitesi için tek bir anahtar kelime üzerinden SEO yapmak uygun bir çalışma yöntemi olarak kabul görmemektedir.

Araştırmalar, anahtar kelimenin iki ya da üç kelimeden oluşmasının daha olumlu sonuçlar verdiğini bildiriyor. Ancak seçilen kelime sayısı 5’i geçtiğinde durum tam tersine dönüyor. Kısaca özetlemek gerekirse, farklı anahtar kelimelerden oluşacak içerikler için, web sayfalarının alt kategorileri üzerinden yeni uzantılar açarak SEO çalışması gerçekleştirilmeli.

Örneğin bir seyahat sitesine SEO yapmak için, seyahatle ilgili en çok aratılan anahtar kelimeleri arama motorlarından bularak analiz etmek en doğru yöntem olacaktır. Ayrıca, rakiplerin ne tür kelimeleri kullanarak sitelerini optimize ettikleri de gözden kaçırılmamalıdır. Anahtar kelime optimizasyonu yapılırken kullanıcıları siteye ulaştıran en çok hangi kelime ya da kelime gruplarını kullandıkları da bulmak gerekir.

Yazar: F. Nur Şen

nur.sen@iceriksihirbazi.com

İçerik Örnekleri

Ertelemenin Ertelemesi Olur mu? Olur…

Hayatımızda bize biçilen görev ve sorumluluklar çoğu zaman bizleri sınar, yorar, yıpratır. Böylesi zamanlarda tüm bunlardan kaçıp kurtulmak ve her şeyden koşarak uzaklaşmak ister insan.

Planladığın ama o planın yakınından bile geçmeyen bir hayat, üzerine üzerine gelen insanlar veya patronun, ülkenin güncel, ekonomik, politik ve siyasal durumunu anlatan olumsuz haber bültenleri, okudukça canını sıkan gazeteler, yolunda gitmeyen ve yığıldıkça yığılıp biriken işler, bekleyen ödemeler, etrafında sürekli mızmızlanan birileri seni yoruyor değil mi? Bir tek gün bile olsa tüm bunlardan kaç, kurtul. Nasıl mı? Çözümü aslında çok basit. Sahip olduğun ama, bu güne değin farkına bile varmadığın gücünü kullan ertele…

 

ertelemek.

 

Özellikle sabah erken kalkıpta mecburi şekilde işe ya da okula gitmek zorundaysan ve hayat seni bunlarla uzun zamandır sınayıp yoruyorsa, bir gün olsun hayattan kaçabilme lüksünü kullan.Çünkü bu hayat senin ve hayatının tekrarı yok! Emin ol bu güce sahipsin ve bunu yapabilirsin, evet, haydi korkma! Sakın endişe etme, kendini suçlu hissetme. Bu günlük her şeyi ertele! Bir mola al, rahatla. Sonrasına, ertesi gün bir biçimde bakarsın nasılsa…

Yeni güne gözünü açtığında bir şeyleri ertelemek için hiç bir nedenin yoksa, hayatındaki her şey yolunda gidiyor olsa bile, üzerinde uyuşuklukla karışık bir bıkkınlık da hissedebilirsin kimi zaman. Bu sabahki ruh halim bu diyorsan, tembellik etmek için en uygun gündesin demektir. Hemen gözlerini kapat, yorganı üzerine çek, sıcacık yatağında kıvrıl ve ertelemeyi bile ertele…

 

Yazar: F.Nur ŞEN

 

İçerik Örnekleri

Aldatıcı Reklama Ne Yapılmalı?

Ürünlerin kıyasıya rekabet ettiği günümüz pazar ekonomisinde, aramızda aldatıcı reklama kanıp, eli boş kalan kimse yok gibidir.

Hangi ürün olursa olsun, her bir reklam görüntüsü öylesine albeni ve ihtişam dolu ki insanın kendini ihtiyaçları doğrultusunda bu çekime kaptırmaması olanaksız. Etrafımızı çepeçevre saran yüzlerce reklam panosu, TV ve internet reklamları ile son dönemlerin yeni modası e-ticaret üzerinden yapılan satışlarda türlü aldatıcı oyunların döndüğünü aşikar. Bilinen bir şey var ki bu tür aldatıcı reklamlara inanıp, kurban seçilen ve yok yere cebindeki parasından olan ya kendimiz olabiliyor, ya da bir yakınımız çıkabiliyor.

Bir fast food reklamı veya restoranında gördüğünüz ışıklı panodaki hamburger menü, insanın iştahını kabartan şekilde size göz kırpıyor. Büyük bir istekle satın aldığınız hamburgerin ambalajını açtığınızda; panoda veya TV reklamında davetkâr görüntüsüyle görülen ürün, bir bakmışsınız ki o görüntü dışında hemen her şeye benzetilebiliyor.

 

aldatıcı reklam

 

 

Peki, bunca aldatmaca oyunlarının yapıldığı reklamlara dur diyen bir mekanizma var mı diye düşündüğünüzde, konuyla ilgili çarpıcı bir gerçekle karşılaşıyorsunuz. Türkiye için inanılması zor bir şey ama gerçek olan şu ki yalan ve aldatan reklama karşı, reklam sektörünün kendi iradesi ile kurduğu bağımsız bir reklam özdenetim kurulu mevcut bulunuyor. Şaşırdınız değil mi? Üstelik bundan 20 yılı aşkın bir süre önce Reklam Özdenetim Kurumu (RÖK), pek çok Avrupa ülkesinden çok daha önce reklam öz denetimi yapılmasının gerektiği kanısına vararak, oluşturulmuş…

 

Yazar: F.Nur ŞEN

 

İçerik Örnekleri

Zihinlerde İz Bırakan Diziler

TV kanallarında yerli dizi bolluğundan geçilmeyen şu günlerde; ailemizin bir ferdi gibi gördüğümüz, özdeşlik kurduğumuz karakterleri olan kaliteli yapımlara rastlamak neredeyse imkânsız artık.

Türk insanının tek kanallı siyah-beyaz devlet televizyonunda ve sonradan renkli yayın yapan birkaç özel kanalda Amerikan yapımı kaliteli pek çok dizisi oldu. Bu diziler öylesine sevilir ve izlenirdi ki yayın saatinde sokaklarda tek bir insan göremezdiniz. Beğenilen karakterlerle öylesine yakınlık ve özdeşlik kurulurdu ki dizilerdeki karakterler aileden biri olup çıkıverirdi. Hele o ünlü Amerikan film yıldızlarının giydikleri ve saç modelleri yok mu? İzlenen bölüm ertesi, aynı elbiseden terzilere diktirilir, aynı saç stilleri kuaförde yaptırılırdı.

 

diziler

 

Mac Gyver, A Takımı, Miami Vice, Altın Kızlar, Alf, Şahin Tepesi, Güzel ve Çirkin, Şöhret, Charlie’nin Melekleri, Aşk Gemisi, Ziyaretçiler, Flamingo Yolu,  Shogun, Zaman Tüneli, Beyaz Gölge, Komiser Colombo, Charles İş Başında, Muhteşem İkili, Atlantisten Gelen Adam, Webster ve Görevimiz Tehlike akla ilk gelen dizilerden.

Dizi karakterleri Lassie, ailenin sevimli ve akıllı köpeği, Dallas’ta JR.Ewing mahallenin kötü adamı yerine geçerdi. Kara Şimşek’te KITT ile Michael Night ve Mavi Ay dizisinde Bruce Willis yakışıklıklarıyla bir efsane idi. İlk kez bir zenci ailesinin yaşamını Cosby Ailesi ile gören izleyici, ailenin sevimli küçük kızları Rudy’i sevmiş, uçarı oğlu Theo’nun ve Vanessa’nın ağır ergen hallerini görmüş, en az kendi çocukları kadar benimsemişti. Hele o, Küçük Ev’in sevimli minik kızı Laura’nın fırfırlı şapkası ve geceliğini unutmak ne mümkün?

 

lassie

 

Lassie: Rough Collie cinsi bir köpeğin, küçük bir çiftçi topluğunda diğer hayvan ve insan dostları ile yaşadığı maceraları anlatır.

 

dallas aile

 

Dallas: Petrol zengini Ewing ailesinin aile içi ve dışı karmaşık ilişkilerini, güç savaşlarını ve entrikalarını anlatan bir diziydi. Yayınlandığı saatte sokaklar boşalırdı.

 

Knight Rider

 

Kara Şimsek (Knight Rider): Yapay zekaya sahip, kendi kendine hareket edebilen, süper donanımlı bir otomobil KITT ile sürücüsü Michael Knight’ın başından geçen maceraları anlatır.

 

thecosbyshow

 

Cosby Ailesi (The Cosby Show): Brooklyn’de yaşayan Afro-Amerikalı bir ailenin başından geçen olayları konu alan komedi sitcom bir dizidir.

The Ingalls

 

Küçük Ev (Little House on the Prairie): Laura Ingalls adında küçük bir kızın 19. yy’da ailesi ile başından geçen olayları ve yaşamını anlatan dizidir.

Mavi Ay

 

Mavi Ay (Moonlighting): Eski bir top model Maddie Hayes ve eski bir dedektif David Eddison’un ortak olduğu dedektiflik şirketinde başlarından geçen ilginç maceraları konu alır.

Yazar: F.Nur ŞEN

 

 

İçerik Editörü

Dayanmayan Telefon Şarjı Çıldırtır

Günümüzde sosyal medya araçları bizi smart telefonların ayrılmaz parçası haline getiren en büyük neden. Çok değil bundan 10-15 yıl önce, mahallede camdan cama yapılan kim kime ne demiş? Kim ne yapmış? Kimin oğlu kimin kızını sevmiş? Gibi ağızdan ağza yayılan komşu dedikoduları, artık sosyal paylaşım siteleri üzerinden yapılır oldu. Ee, hal böyle olunca da anlık dedikoduya ve habere jet hızıyla ulaşmak her birimizin asli görevi haline geldi.

Bir çoğumuz farkında değil ama, sosyal medya her birimizi hipnoz olmuşcasına esir aldı. Caddede, sokakta, AVM’de otobüste, yürürken, spor yaparken, aklımıza gelen hemen her yerde, evde, yatakta, hatta wc’de bile smart telefonlarımızı elimizden bırakamaz olduk.

Günlük yaşamımızın asli amacı; aman gündemden geri kalmayım, aman haberleri kaçırmayayım, son dedikoduları yakalayayım halini aldı. Sosyal medyayı takip etmekten arta kalan zamanda, yemek yemek, uyumak ve çalışmak gibi temel insani ihtiyaçlarımızı dar zamanda adeta zipleyerek giderir hale geldik. Sosyal medyada sosyalleşirken! gerçek hayattaki sosyal ilişkilerimize yabancılaşır olduk.

Olur olmadık zamanlarda “Bir girip; facebook, twitter, instagram hesabımı kontrol edeyim, paylaştığım fotoğraf veya durum bildirimi kaç like almış? Kim, ne yorum yapmış? Eski sevgilimi gizliden takip edeyim, bakalım bu gün kiminle neredeymiş? Ne yapmış?” Gibi türlü dayanılmaz meraklar, telefon şarjını sömüren en büyük sorunlarımızın başını çekiyor. İşte tüm bu sosyal medya merakı ve takibine can dayanıyor, ama şarj dayanmıyor.

Yapılan bir araştırmaya göre; sosyal medya kullanıcılarının %90’ı, saat 22:00-23:00 ve 04:00-05:00 saatlerinde yoğun biçimde sosyal medya araçlarını kullanıyor. Bu da demek oluyor ki, yatağın bir kenarından uzanan bir kabloya bağlı olarak uykuya dalınıyor. Eğer, şarjım yeter deyip de hemen yanı başınızdaki şarj kablosuna telefonu takmadan uykuya yenik düşüyorsanız, sabah çalmayan alarm işe geç bırakabiliyor ya da düşük batarya kabusu trafik çilesi gibi dertleri işe geç kalma telaşına ekliyor.

Sonuç olarak batterry low uyarısı, çılgın sosyal medya takibi bağımlılarını çileden çıkartan en büyük sorun haline geliyor. İnsanoğlu, göbek kordonundan bile en fazla 15 günde ayrılırken, görünen o ki telefonun şarj kordonu ile yakın göbek bağı sosyal medya var olduğu sürece hiç kopmuyor. Her gece başucundaki şarj kablosuyla sınav verdirtiyor.

Yazar: F.Nur ŞEN